Deyimler ve mecazlar aynı şey değildir, ancak her ikisi de genellikle mecazlı anlatım içerir
Deyimler , bir durumu, olayı veya duyguyu etkili bir şekilde ifade eden, genellikle birden fazla kelimeden oluşan söz öbekleridir. Çoğu deyim, gerçek anlamından uzaklaşarak kendine özgü bir anlam kazanır. Örnek: "Etekleri zil çalmak" deyimi, birinin çok mutlu olduğunu belirtir
Mecaz , bir kelimenin gerçek anlamından uzaklaşarak, bir benzerlik ilgisiyle daha etkili bir biçimde kullanılmasıdır. Örnek: "Gözünden düşmek" deyimi, gerçekten düşmek değil, artık saygı görmemek anlamına gelir
Dolayısıyla, deyimler mecazlı anlatım içeren bir söz öbeğidir, ancak her mecazlı anlatım deyim olarak kabul edilmez
Deyim, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı veya sözdizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış bir sözcük topluluğu ya da cümledir. Deyimlerin bazı özellikleri: Kalıplaşmış ifadeler: Deyimlerde bulunan sözcüklerin yerleri değiştirilemez ve sözcüklerin yerine eş anlamlıları getirilemez. Mecazi anlam: Genellikle mecazi anlam taşırlar. Kültürel ögeler: Bir toplumun kültürel ve tarihsel ögelerini yansıtırlar. Kullanım alanı: Edebiyattan günlük konuşmaya, tiyatrodan sinemaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptirler.
Deyim, bir olayı, bir durumu, bir kavramı daha etkileyici anlatmak için en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve çoğu zaman gerçek anlamdan uzaklaşıp kendine özgü anlam kazanan kelime gruplarıdır. Bazı deyim örnekleri: Abayı yakmak: Bir kimseye gönlünü kaptırmak. Sırtı yere gelmemek: Güçlü olmak, sarsılmamak, yerinden düşürülememek. Hapı yutmak: Kötü duruma düşmek. Can atmak: Çok istemek, çok arzulamak. Laf altında kalmamak: Bir münakaşa sırasında söylenen her dokunaklı söze karşılık vermek, söz altında ezilmemek. Deyimlerin özellikleri arasında kalıplaşmış olmaları, sözcüklerin yerlerinin değiştirilememesi ve genellikle mecaz anlam taşımaları bulunur.
Hayır, mecaz ve söz sanatları aynı şey değildir. Söz sanatları, düşünceleri ve duyguları daha etkileyici ve çarpıcı bir şekilde ifade etmek için kullanılan edebiyat teknikleridir. Dolayısıyla, mecaz söz sanatlarından sadece bir tanesidir.
Kinaye ve mecaz aynı şey değildir, ancak aralarında bazı benzerlikler bulunmaktadır. Mecaz, bir kelimenin gerçek anlamından farklı bir anlamda kullanılmasıdır. Kinaye ise, bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanma sanatıdır. Kinaye ve mecaz arasındaki bazı farklar şunlardır: Kullanım: Kinaye için ifadedeki bir veya iki sözcüğün yan anlamından yararlanılırken, mecaz için ifadenin bütününden hasıl olan anlam kullanılır. Amaç: Kinaye, genellikle ironik veya mizahi bir etkiye sahip olup, bir şeyi açıkça söylemek yerine ima etmek için kullanılır.
Deyim ve mecaz aktarması arasındaki fark şu şekilde açıklanabilir: Deyim Aktarması: Bir kelimenin, asıl anlamından farklı bir anlamda, genellikle bir benzetme yaparak kullanılmasıdır. Deyim aktarması, dört ana kategoriye ayrılır: Duyu aktarımı: Bir duyuyla algılanan kavramın, başka bir duyuyla algılanabilecek biçimde kullanılmasıdır. İnsandan doğaya aktarım (kişileştirme): Dağın eteği, ağaçların fısıldaşması gibi ifadelerle yapılır. Doğadan insana aktarım: Pişkin insan, içimdeki fırtına gibi ifadelerle yapılır. Doğadan doğaya aktarım: Uçuşan kar, uluyan rüzgâr gibi ifadelerle yapılır. Mecaz Anlam: Bir kelimenin gerçek anlamıyla doğrudan bir ilişkisi olmadan, bir benzetme veya soyutlama yoluyla oluşturulan anlamdır. Özetle, deyim aktarması belirli deyimlerin, anlam veya biçim benzerliği nedeniyle başka kavramlarla ilişkilendirilmesini içerirken; mecaz anlam, bir kelimenin gerçek anlamından saparak benzerlik veya ilişki yoluyla başka bir anlam kazanmasıdır.
Mecaz anlamda kullanılan bazı kelimeler: Tabağında ne varsa yalayıp yuttu. Telefonla konuştuktan sonra ateş püskürüyordu. Yeni yönetici çok sığ bir konuşma yaptı. Yıllardır senin kırdığın ceviz kırkı aştı. Bugün benim ciğerim yandı. Ortalıkta savaş kokusu vardı. Olaylara karşı kör ve sağırdır. Boş sözlerle beni oyalamayın.
En çok kullanılan mecazlardan bazıları şunlardır: Mecaz-ı mürsel (ad değişimi). İstiare (eğretileme). Teşbih (benzetme). Kinaye. Ayrıca, günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bazı mecaz örnekleri şunlardır: "Ağırdan alıyordu". "Burnumdan geldi". "Dünya başına yıkıldı". "Eli kulağında".
SON YAZILAR